24 Mart 2013

İstanbul Permakültür Kolektifi'nin Kuruluş Öyküsü

İstanbul Permakültür Kolektifi, yolları permakültür ile kesişen iki arkadaşın ortak hayali üzerine Şubat 2013'te kurulmuştur.  

Hedefleri arasında İstanbul'da yaşayanlara permakültürün ne olduğunu anlatmak, permakültür ve kapsamakta olduğu konular üzerine film gösterimleri, söyleşiler, atölyeler hazırlamak ve kentli insanın toprakla, sürdürülebilir yaşamla tanışıklığını, bağlarını kuvvetlendirmek vardır.

Günümüz kentlerinde insanın doğa ile bağları yavaş yavaş kopmakta, günden güne uzaklaşmaktadır. Oysa doğa, bizim büyük öğretmenimizdir. Hayata, soluduğumuz havaya, üzerinde yaşadığımız toprağa can katan doğadır. 

Biz ona dokunmadığımız sürece, kendi kendisini devam ettiren, yaşatan, üzerindeki canlıları besleyen bir yapısı vardır. Yaşam şartlarımızı ne kadar ona yakın, onunla dost kurarsak, o kadar çok bizimle etkileşimde bulunur, bize kazanç sağlar. Bunu unuttuğumuz an ise sorunlar başlar. O yüzden, bizlerin amacı da doğa ile uyumlu yerleşim sistemleri kurabilmek, bu sistemlerin parçası olabilmektir.  

Dağcılıkla uzun yıllardır ilgilenen, aslen Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu Seda Eskitaşçıoğlu Ergazi, doğa ile içiçe yaşayıp, büyük bir hızla yok oluşuna seyirci kalmak istemedim. Uzun yıllar finans alanında büyük şirketlerde çalıştım, şirketlerin doğayı ne yönde etkilediklerini gördüm, doğa ile başbaşa kaldığımda, yok oluş hızına inanamadım. Ne yapabilirim sorusunu kendi kendime sorarken, bir arkadaşım sayesinde Permakültür ile tanıştım ve şehirde permakültür uygulamaları yapan Permablitz İstanbul grubuna katıldım, bir bahçe uygulamasının ardından da 2012 yılı Ağustos ayında Türkiye Permakültür Araştırma Enstitüsünün, Permakültür Tasarım Sertifikası kursuna giderek temel eğitimimi tamamladım ve sertifikamı aldım. Permablitz İstanbul grubunun tohum koodinatörlüğü görevini üstlendim. Bunun yanında şehirde neler yapabiliriz derken Dilek ile ortak amaçta buluştuk ve hemen büyük bir hızla çalışmalara başladık diyerek kişisel geçiş öyküsünü anlatır. Şu anda içerisinde permakültür uygulamalarının da yeraldığı pek çok çalışmanın ön hazırlığı içerisindedir.
Aslen Kimya Mühendisi olan, ardından İşletme İktisadı Enstitüsü'nü bitiren ve uzun yıllar tekstil firmalarında üretim müdürü ve daha sonra da sosyal denetçi, sistem denetçisi olarak çalışan Z.Dilek Yalçın Demiralp'in öyküsü ise bambaşka bir yönden gelişmiştir. 2009 yılında kucağına aldığı bebeği 2 aylık iken ciddi bir bel fıtığı ameliyatı geçirir. Ailesi ile İngiltere'de yaşamakta iken Türkiye'ye kesin dönüş yapmak zorunda kalırlar. Bir süre yürümesinde sorun yaşar. Bebeğini kucağına alması yasaklanır ve bu süreçte bebek süt emmeyi bırakır. Bu dönem Türkiye'de tam GDO'ların konuşulmaya başlandığı dönemdir. Aile içinde kanser genetik olarak da varolduğu için, bebeğimi nasıl sağlıklı beslerim sorusu gün be gün içinde büyümektedir. Sorularının cevabını Slow Food, Fikir Sahibi Damaklar grubunda bulur ve oradaki yazışmalar sayesinde permakültür ile tanışır. Zaten doğaya aşık olduğu için, konu hakkında hiç durmadan okur. 2010 yılında yolu Permablitz İstanbul grubuyla kesişir ve birlikte çalışmalar yapmaya başlar. 3 bahçe çalışması ve iletişimle ilgili görevlerin ardından 2012 Haziran ayında Türkiye Permakültür Araştırma Enstitüsü'nün düzenlediği, Rhamis Kent ve Mustafa Bakır'ın eğitmenliğindeki Permakültür Tasarım Sertifikası kursuna katılır. Kurs sonrası gene Permablitz İstanbul grubunun tamamladığı bir bahçenin tasarım ve uygulama sürecini üstlenir. Bu arada özel bir anaokulunda içinde permakültür uygulamalarına da yer verilen ''Doğa ve Çocuk'' dersinin konulmasını sağlayarak, kızının eğitimi için okulla takas yapar. Ekim 2012'den beri bu çalışmalara devam etmekte, aynı okulun bir başka şubesi ile de aynı ders üzerine görüşmeler yapmakta, başka permakültür projelerine de hazırlık yapmaktadır.

İstanbul Permakültür Kolektifi, çalışmalarını Kadıköy Moda'da iki mekan üzerinden yürütecektir.

Hafta sonu programları için kültür alanında çalışan 3 akademisyen tarafından başlatılan, kâr amacı gütmeyen bağımsız bir kültür sanat girişimi olan ''Halka Sanat Projesi'' ve kültür projelerinin ilk adımı olarak Permakültür konusu seçilmiş ortak çalışmalara başlanmıştır.

Haftaiçi iş çıkışındaki izleyici kitlesine hitaben de ''Kargart'' seçilmiş ve onlar da Kolektife büyük destek vermişlerdir.

Hiç yorum yok: